Kosova Gezisi

Üsküp’ten çıktığımız günübirlik ülke gezimiz Avrupa’nın son bağımsızlığa kavuşan ülkesi Kosova. Kosova halkının yüzde 90’ı Arnavut olmasına rağmen Sırpların hak iddia etmesi nedeni ile dünyanın bir çok ülkesi tarafından tanınmıyor. Sorunun kaynağı elbette biz Türklerle başlıyor. Osmanlı sırp savaşının yapıldığı Kosova ovası ülkenin tam ortasında yer alıyor ve Osmanlı döneminde müslümanlığı seçen Arnavutlar ve Anadoludan gelen Türkler burada yerleşiyorlar. Ancak Sırplar halen daha işin peşini bırakmış değiller. Bu nedenle bir sonraki durağımız olan Bosna Hersek’e geçmek için geri Makedonya’ya geçip oradan Sırbistan otobanına geçmek gerekecek.

Sokaklarında bir çok kişiyi Türkçe biliyor bulduğumuz Kosova bizim bir mahallemiz gibi. Saraybosna ve Mostar gezi notlarında ayrıntıyla anlatacağım Sırp işgali ve katliamları Kosova bölgesinde de 1999 yılına kadar yapılmaya devam etti. Burada gezdiğiniz zaman hissedeceğiniz tek şey burada bir tek bizim bayrağımız eksik kalan her şeyimiz aynı yaşanıyor diyeceksiniz. Kosova dağlık bir bölge olması nedeni ile kış sporlarına oldukça uygun bir yer. Kaplıcaları hamamları ve eşsiz doğası ile 2 milyon insanın yaşadığı doğadan zengin bir ülke.

PRİŞTİNE

Kosova Cumhuriyetinin başkenti Priştine en büyük, en kalabalık ve en gelişmiş kent burası. Golyak dağlarının eteklerine yakın noktadaki kent Kosova Ovasının bir parçası halindedir. Osmanlı padişahı 1. Murad bir sırp askeri tarafından burada şehit edilmiştir. 200 bin nüfuslu kent ülkenin en hareketli kenti. clinton caddesi Priştinenin can damarı gibi. Yaşar Paşa ve Fatih camileri tarihi yapılar arsında. Brezovica Kayak merkezi kente yakın ve oldukça bilinen bir kayak merkezi. Türklerin kış aylarında tercih etmeye ve turistik olarak geldikleri bir kayak merkezi.

PRİZREN

Kosova’da yaşam ve ulaşım oldukça kolay 1 saat içinde ülkenin diğer ucundaki bir kente gitmek mümkün. Priştine’den sonra Prizren’i de görüp öyle dönmek istiyoruz. Bistriça ırmağı kenarına kurulu kent adeta eski bir Osmanlı köyü gibi. Türkçe’nin yoğun olarak kullanıldığı bu kentte Camisinden lokantasına kadar her şey Türk mimarisi ve ruhu kokuyor. Mutfakları da bizim lezzetimize yakın tadlar ve tarifler içeriyor. Kosova’nın bağımsız olmasından sonra burada kalabalıklaşmaya çalışan Sırpların terk ettiklerini veya kalanların burada uyum içinde yaşayanların olduğundan bahsediyorlar. Irmağın her iki yakası kafeler restaurantlar ve çay bahçeleri ile sarılmış durumda. Köfte porsiyonları ve yemekler bol kepçe ve oldukça da ekonomik. Bir mi bir buçuk mu gibi bir soru yok burada, kebap dediniz mi 2 porsiyon büyüklüğü otomatik geliyor.

Sinan Paşa camii ve Kale buradaki en önemli gezi noktaları, ayrıca Şadırvan meydanında akşamüstü o curcunaya tanıklık etmek de oldukça hoştu. Burada Türk olmak oldukça iyi bir şey gördüğünüz ilgi ve alaka memnun edici. Özellikle Türkçe bilen küçük yaştaki Kosovalı çocukların gelip ”bende Türkçe biliyorum” derken ki gururları oldukça hoş.

Balkanlar Turunda en kısa süreli gezimiz olan Kosova turundan sonraki durağımız ise gezimizin kalbi niteliğinde Bosna Hersek etabı.