MİTOLOJİ DÖNEMİ (OLYMPOS)

Anadolu mitolojinin yaşandığı ve binlerce medeniyetin doğup battığı dünyanın en büyük tarihi mirasını barındırıyor. Geçmiş tarihin büyük bölümü halen toprak altında ve her geçen gün yeni bir medeniyet veya döneme ait bulgular ortaya çıkıyor. Mitolojik hikayeler ilgi çekici gelse de belkide bir çok anlatımı geçmişte yaşanan olaylara dayanıyor. Bu mitlerde Olympos adı çok yerde geçiyor.

Anadolu’da Olympos olarak bir çok dağın adı geçse de Olympos Misios olarak bilinen Uludağ bir çok mitte bahsi geçen Olympos dağı olması muhtemel bir çok dayanağa sahip. Anadolu’da kutsal sayılan altı dağdan en görkemlisi şüphesiz Uludağ’dır. Lydia’lılarda Mysia kelimesinin Gürgen için kullanıldığını söyler Amasyalı Coğrafyacı Strabon. Heredot Olympos ile ilgili anlatımlarında Lydia kralı Kroisos’un (Karun) oğlu Atys’in yaşadığı trajediyi(av sırasında saplanan hançer ile ölmesini) anlatır.

Truva savaşı sırasında Homeros’un da Uludağ’dan bahsettiği görülmektedir. Zeus ve diğer Olympos’un zirvesinden bu savaşı seyrettiklerinden bahseder. Önceki dönemlerde dağların eteklerinde ve mağaralarda yaşayan insanoğlunun Olympos Misios’un eteklerindeki geçmişi oldukça eskidir. Mısırdaki antik yazıtlardan tutun Hititlere ait betimlemelerde Olympos Mysios’un  adı çok defa geçmektedir.

ROMA, BİZANS ve OSMANLI DÖNEMİ (KEŞİŞ DAĞI)

Milattan sonraki ilk iki yüzyılda hızla yayılan Hristiyanlık en büyük ilerlemeyi Anadolu’da sağlamıştı. İznik’te yapılan konsüllerde Roma devletinin Pagan inanıştan Hristiyanlığa resmen geçmesinin ardından, Pagan inancı ortadan kaldırmak için Hristiyanların faaliyetleri bir çok yerde manastırlar kurulmasına neden olmuştur. Misyoner keşişler her yere dağılmışlardı. Döneminde bugün bilinen 28 Manastır kurulduğu söylenen Uludağ ve eteklerinde Türkler gelene kadar artmaya devam etti. Bu kadar çok keşişin olması ve manastırlarda yaşamaları nedeni ile o günlerde adı Keşiş dağı olarak anıldı. Orhan Bey’in Bursa’yı almasından sonra Keşişlerin manastırlara sadece gündüz çıkmalarına izin verildi. Daha sonraları bu kilise ve manastırlarda Dolu baba, Geyikli baba, Abdal Murat gibi Müslüman dervişlerin yerleştiği bilinir. Bugün Uludağ’da yer alan köylerin çoğu eski manastırların bulunduğu yerlerdir.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (ULUDAĞ)

1925 yılında Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyeti’nin girişimleri ve Osman Şevki bey’in önerisi ile bugünkü adı olan Uludağ adı verilmiştir. Marmara’nın en yüksek noktası olarak rakımı 2543 olarak belirlenmiştir.

1931 yılında Bursa Eski Valisi Kemal Gedeleç teşviki ile Şose Yol yapılmış, 1933 yılında Bursa Eski Valisi Fatin Güvendiren tarafından Kayak Evi açılmış. 1933 yılında Dağcılık Kulübü kurulmuş. 1943 yılında Lokantası ve banyosu olan Uludağ Oteli faaliyete geçmiştir. 1961 yılında Milli Park kapsamına alınmış, 1963 yılında Türkiye’nin o dönem için başyapıt projesi olarak Teleferik yapılmıştır. 2013 yılında Teleferik hattı Oteller Zone 2 bölgesine kadar uzatılmak sureti ile yenilenmiştir.

BEYAZ CENNET ULUDAĞ

Aslında rakımı çok yüksek olmasa da denizin yakınında birden yükselişi onun yoğun kar almasına neden olur. Lodos da Poyraz da kar yağdırır Uludağ’a. Yağışın iyi olduğu senelerde Otellerde 3 metreyi bulan kar kalınlığı Kuşaklıkaya mevkiinde 7-8 metreyi bulmaktadır. Uludağ’da bir gece içinde bir metre kar yağdığı da görülmüştür kayıtlarda.

Buz devrine ait olması muhtemel buzul kırıkları dağın kuzey yamaçlarını etkilediğinden yüksek oranda kar yağışı alan dağın suyu kuzeyde yer alan  Bursa ovasını on binlerce yıl boyunca beslemiştir. Buzul göllerinin oluşumu da buzul döneminin etkileri nedenlidir. Evliya Çelebi’nin su şehri olarak tanımladığı Bursa’nın tüm su kaynağı yılın en az altı ayında karlı olan Uludağ’ı sayesindedir.

ULUDAĞ MİLLİ PARKI

1961 yılında Milli Park kapsamına alınan Uludağ da 12762 hektar alan korumaya alınmış daha sonra bu rakam 27300 hektara çıkartılmıştır. Ancak 2006 yılında 1600 hektar alan bu kapsamdan çıkarılmış ve bir çok alanda yerleşim, orman kesimi ve ticari işletmeler açılmaya başlamıştır. Milli Park girişi Karabelen kapısından sağlanmaktadır.

YAYLALAR KAMPLAR VE MESİRE ALANLARI

Zirve altı Göller Bölgesi Dağcılık Kamp alanı

Bakacak Mevkii ve Günübirlik Mesire Alanı

Sarıalan yaylası ve Kamp Alanı

Çobankaya Mevkii ve Kamp Alanı

Kirazlıyayla Mevkii ve Kamp Alanı

Ketenlik Yaylası ve Kamp Alanı

Kocayayla Mevkii Günübirlik Mesire ve Kamp alanı

Kadıyayla Mevkii ve Günübirlik Mesire Alanı

Yeşilyayla Mesire Alanı (artık kente dahil oldu)

Alaçam Yaylası ve köyü (eskiden ormanlık alandı şimdi yüksek rakımlı tarlalar mevcut)

Tonoz Yayla (Uludağ da yer alan en geniş arazi olmaya aday)

Keşiştepe kuzey çanağı dağcılık kamp alanı

Bağlı günübirlik mesire ve kamp alanı

Hüseyin Alan Günübirlik mesire alanı ve kamp alanı

Tuzaklı günübirlik mesire alanı

Büyükşehir Belediyesi Kamp Alanı (Alaçam yerleşimcileri biraz daha yukarı çıkarak birleştirebilirler)

ÖNEMLİ YÜKSELTİ VE GEÇİŞ NOKTALARI

Zirve tepe 2543 mt

Keşiş tepe (manastır) 2487mt

Eşkiya Geçidi 2460mt

Wolfram Madeni 2300mt

Aras Vadisi (Ketenlik inişi)

Kıran Vadisi

Gelemiç Köyü

Boğazova Çayyaka Geçidi

Baraklı

GÖL, GÖLET VE BARAJLAR

ULUDAĞ KÖYLERİ VE YERLEŞİM ALANLARI

Yiğitali, Süleymaniye, Dağyenice, Gökçeören, Doğancı, Tuzaklı, Mürseller, Hüseyin Alan, Bağlı, Çaybaşı, Kirazlı, Bağlı, Soğukpınar, Güney Budaklar, Küçük Deliler, Büyük Deliler, Epçeler, Gököz, Gelemiç, Keles(ilçe), Baraklı, İnkaya, Doburca, Boğazova, Çayyaka, Lütfiye, Kıran, Hilmiye, Hayriye, İclaliye, Hamidiye, Bahariye, Oylat, Süle, Elmaçayır, Fevziye, Paşaören, Esenköy, Babasultan, Sayfiye, Kozluören, Şevketiye, Aksu, Alaçam, Orhaniye, Osmaniye, Saitabat, Derekızık, Hamamlıkızık, Fidyekızık, Cumalıkızık, Değirmenlikızık, Zeyniler ve kentin yavaş yavaş orman içlerine ilerleyen yeni yerleşim yerleri.

KARABELEN GİRİŞ KAPISI

 

 

Karabelen Giriş kapısında geldiğiniz aracın sınıfına göre ücret ödeyerek Milli Parka giriş yapabilirsiniz. Karabelen’den sonra gitmek istediğiniz yere göre yolu  ve okları takip etmeniz yeterli.

İKLİM

Uludağ eski volkanik bir dağdır çok uzun zaman önce aktif volkanik hareket sona ermiş ve binlerce yıl boyunca Türkiye’nin en büyük bitki ve hayvan varlığına ev sahipliği yapmıştır. Buzul dönemine ait izleri taşıyan dağda buzul döneminin mirası göller yer almaktadır.  Buzul dönemi aynı zamanda kuzey yamacının daha fazla su kaynağına sahip olmasını sağlamıştır. Dağın zirvesi 2543mt’deki Kara Tepenin yamacında yer alan kar çukurunda yaz kış sürekli kar ve buz erimeden kalmaktadır. 1700 metre ve üzerinde (Sarıalan ve sonrası) ısı düşmekte ve kış aylarında metrelerce kar bulunmaktadır.

Günümüzde ormanın yüzde 35 hayvan varlığının ise yüzde 40 oranında kaybetmiştir. Orman varlığı İnegöl’de mobilya imalatına ve kerestecilik firmaları tarafından, ormana doğru giden bir kentleşme, tarla ve bahçe için yapılan kesimler ve çevrede oluşan işletmeciler tarafından sağlanmıştır. Hayvan varlığı ise avcılar, köylüler ve Milli Park konukları tarafından yok edilmiştir.

Anadolu’da buzul devri izleri ilk defa Philppson tarafından Uludağ’da tespit edilmiştir. Buzullarca şekil verilmiş başlıca oluşumlar Yılanlıkaya, Devetaşı, Cennetkaya, Çobankaya başlıcalarıdır.

BUZUL GÖLLERİ

Uludağ’ın 2000-2550 metre aralığındaki en yüksek kesimi kuzey ve güney olarak çok farklı bir yapı sergiler. Güney bölümü dik yamaçlarla ani Güney ilçelerine iniş sağlarken kuzey bölümü ise eğimi daha düşük bir açı ile iniş sağlar. Bu nedenle buzul gölleri kuzey yamacının altında oluşmuştur.

Başlıca buzul gölleri;

Karagöl, Aynalıgöl, Kilimligöl ve Buzlu göl

BİTKİ VARLIĞI

Botanik açıdan çeşitli bitki zonları şöyledir.

1- LAURETUM ZONU

0-300 — 350 metre Zeytin defne Kızılağaç ve Maki. Ayrıca genelinde artık kaçak yapılan evler ve caddelerle dolu bu bölgede kalan kısımlarda defne, zeytin, fındık, laden,funda, kızılçam, maki ve çalılık alanlar yer almaktadır.

2 – CASTENATUM ZONU

300-350 — 700-750 mt

Kestane, Karağaç, Ceviz, Fındık ve Çınar’dır. Kestane, akçakesme, erguvan, koca yemiş,dağ çileği, zeytin, katırtırnağı, girit ladeni,mazı meşesi,gürgen, kızılcık,alıç, geyik dikeni, defne, karağaç,kayın, titrek kavak,karaçam,

3 – FAGENATUM ZONU

700-750 — 1000 mt

Kayın ve Karaçam yoğun bir zondur. Ayrıca kestane, kayın, sapsız meşe, titrek kavak,karaçam, kızılcık, geyik dikeni, muşmula

4- ABİETUM ZONU

1000 — 2000-2050 mt

Göknar Karaçam ve üst rakımlarda artan Titrek Kavak varlığı. Ayrıca Uludağ Göknarı Bodur ardıç, yaban mersini, ayı üzümü, söğüt, karaçam, kayın, sırrımbağı, yoğurtotu, Uludağ göknarı, çoban üzümü, yabani gül, karaçam,bitotu, misk soğanı, bahar yıldızı, gelincik, yabani elma, kekik,

5- ALPİNETUM ZONU

2000-2050 — 2600 mt

Göknar, Ardıç ve Karaçam bulunur. Zengin çayırlar ve Alp rejyonu bitkiler karakteristik olarak bu zone da mevcuttur.

 

 

HAYVAN VARLIĞI

Uludağ Faunasında; Ayı kurt, tavşan, tilki, gelincik, yılan, yaban domuzu, kartal, şahin, akbaba, ağaçkakan, baykuş, kumru, dağ bülbülü, kırmızı orman karıncası, apollon kelebeği başta olmak üzere 50 çeşit kelebek yaşamaktadır. Ayrıca Geyik çiftliğinde geyiklerde bulunuyordu ancak günümüzde artık Uludağ’da yer alan geyikleri görmek mümkün değil.

 

MADEN VARLIĞI

Volkanik bir dağ olması nedeni ile kayaçların altında oldukça fazla maden yatmakta ancak çıkartmak için yüksek maliyet veyüksek  doğa tahribatı nedeni ile gerek duyulmamaktadır. Gerçek maden buraya gelecek ve doğayı kirletmeden gidecek konuk sayısını yaz kış yüksek tutmaktır.

 

Uzunluk : Takribi 50km

Genişlik 15-25 km

Koordinatlar: 40°04′14″N, 29°13′18″E

ULAŞIM

Bursa’dan 33 km olan Uludağ’ın kalbi Oteller Bölgesine Taksi veya özel araçlarla çıkmak mümkün.

Teleferik ile hızlı bir ulaşım söz konusu ancak fiyatları kontrol ederek gitmenizde fayda var.

TELEFERİK İSTASYONLARI

Teferüç(Başlangıç)

Teferiki Kadıyayla

Tefer1 Sarıalan

Kurbağa Kaya (Oteller)

Uludağ Karşıdan Görünüm