Hünkar Köşkü

SULTANLARIN VE ATATÜRK’ÜN KÖŞKÜ BUGÜNÜN MÜZESİ VE SOSYAL TESİSİ

KONUMU

Temenyeri olarak bilinen Uludağ’ın eteklerindeki ilk yerleşim bölgesinde Av Köşkü olarak imar edilen yapı çevresinde varoş yapılaşma öncesinde kentin bir çok noktasından rahatlıkla görülebilir bir şekilde ve yeşil dağ eteğinde tek başına bir yapıydı. Tophane veya Maksem yönünden ulaşabileceğiniz köşkün 30 araçlık bir otopark ziyaretçilere kolaylık sağlıyor. 4 bin metrekareye yakın alanı ile yeşilini kaybetmeyen bahçesinde eski günleri görür gibi hissedeceğiniz muhteşem bir Atmosfere sahip.

TARİHÇE

Abdulmecid Han 29 Haziran – 2 Temmuz 1844 arasında köşkte bulunmuştur. Ondan sonra Abdulaziz ve V. Mehmed Reşat konaklamışlardır. Bölgenin temenyeri olarak adlandırılma nedeni olarak da gelen padişahların bulundukları sırada halkın temennilerini bir bir dinledikleri yer olmasından olduğu rivayet edilir.

Yunan İşgali sırasında kent merkezinden yukarıda kalması nedeniyle hasar görmediği düşünülebilir. İşleme ve tüm ayrıntıları bozulmadan günümüze ulaşmış nadide bir konak burası.

Atatürk Bursa’ya gelişlerinde bu köşkte konaklamıştır. 1922, 1925, 1931 ve son olarak 16 Temmuz 1935 yılında Atayı misafir eden köşk 1947 yılında Büyük Şehir Belediyesi mülkiyetine geçmiş. Fransız Ampir tarzda mimarisi ile ziyaretçilerini bugünde büyülemeye devam eden köşk uzun süre Cumhuriyet Köşkü veya Atatürk köşkü olarak anılmıştır.

Lozan Barış müzakereleri için tüm paşalarla beraber Atatürk 12 gün boyunca burada kalmıştır. Fes kullanılan dönemden Şapka kullanımının yapılmaya başlandığı 28 Eylül 1925 tarihlerinde yine köşk Atatürk’ü ağırlamıştır. Köşkün bahçesinde yurttaşlarla sohbet havasında geçen hitabeti oldukça önemlidir.

Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve dünyanın ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen ve Ülkü Hanım manevi babaları Mustafa Kemal Atatürk ile köşkte kaldıkları bilinmektedir. 1995 yılında Milli Saraylar dairesi başkanlığında restore edilmiştir.

Türkler için daima Bursa’nın önemli olduğunu belirten Mustafa Kemal Atatürk, Osmangazi ve Orhangazi gibi o da Bursa’ya çok önem vermiş, Yunan işgali sırasında Bursa’nın Yunanlıların eline geçtiğini duyduğunda Ankara’da Meclis toplantı masasına siyah örtü yayılmasını ve ta ki Bursa geri alınana dek kaldırılmamasını emretmiştir. Yine emri ile gönderdiği Şükrü Naili Paşa’yı Bursa’yı geri almaya gönderirken Bursa’nın Türklerin elinde olmasının öneminden bahsetmiş ve mutlak bir zafer sözü alarak göndermiştir.

Kasr-ı Humayun olarak bilinen köşk sonrasında Kasr-ı Milli, Cumhuriyet Köşkü ve Atatürk Köşkü olarak adlandırılmıştır.

YAPI

Geçme ağaç tekniği ile çok kısa sürede yapıldığı bilinen köşk Osmanlı Saraylarının ince işçilik ve zerafetini de üzerinde taşıyor. Hünkar Konağı Bursa Uludağ Güney eteklerinde Temenyeri parkının hemen yanında yer alır. Sultan Abdulmecid’in Bursa’ya gezi yapacağı haberleri üzerine konaklama için uygun bir av köşkü yapılmaya başlanır. Hazırlığın ne kadar sürdüğü bilinmese de montajı 19 gün gibi kısa bir sürede yapılmış. O günlerde Bursa Valisi tarafından yapılan av köşkü bugün kentin ve dağın varoş evleri tarafından işgal edilmiş bölgesinin kalbinde yer almakta. Gün şartlarında oldukça kısa sürede yapılan montajın en önemli ayrıntısı ise geçme sistemli çivisiz yapım şeklidir.

1995 yılında köşkte restorasyon çalışmaları yapılmış ve 2003 yılında ise müze olarak faaliyet göstermeye başlamıştır. Dış kısmında oldukça sadelik gösteren kökün iç bölümünde yer döşemesinden tavanına oldukça özel bir işçiliğe sahiptir. Toplam alanı 450 m2 olup Avize ve halıları da tavan ve duvar işlemeleri kadar etkileyicidir. Doğu tarafında yer alan odada Atatürk’ün 28m2’lik odası yer alır. Karyoladaki başlıkta yer alan K ve A baş harfleri yer alır. Yatak odasının hemen yanında oldukça sade olduğu gözlenen bir çalışma odası yer alır.

Bodrum katta Aslanlı oda olarak bilinen yemek odasında en dikkate değer eser Yemek masasıdır. Yemek masası üzerindeki Aslan figürü odaya bu ismin verilme nedenidir. 18 basamaklı oymalı ahşap merdivenle inilen Bodrum katında yemek odasının batısında ortasında minik bir havuz bulunan Havuzlu salon yer alır.

Peyzaj olarak oldukça zengin olan bahçesindeki mozaikler 1844 yapım tarihi ile aynıdır. Nadir görülen bir işçilikle yapılmış olan mozaik podima döşeme olarak adlandırılmaktadır.

Köşke ait Müştemilat Büyük Şehir belediyesi tarafından işletilen sosyal hizmet tesisi olarak halka açık biçimde kullanılmaktadır.

Buraya geldiğinizde tüm kentin ayaklarınızın altında olması elinizi fotoğraf makinesi veya telefonunuza götürecektir.