Kelebekler Vadisi Fethiye

Kelebekler Vadisi Fethiye

Sabah erkenden eşyalarımızı arabamıza alıp Fethiye Hisarönünde yer alan konaklamamızdan ayrılıp 9km kadar bir yolculuktan sonra Faralya’da bulunan köy camisinin önüne park edip sırt çantalarımızla birlikte vadiden aşağı doğru inmeye başlıyoruz. Burası gerçekte tehlikeli bir iniş ve oldukça dikkatli olmak gerekiyor.

Zaman zaman halat yardımı ile indiğimiz bu yerde düşmeniz ölmeniz anlamına geliyor. Eşim ve ben hem temkinli olma adına hemde yorucu olmaması için zamanı önemsemeden rahat ve yavaş iniyoruz bu tepeden vadiye. Her dakikası farklı bir manzara sunan inişin alt bölümleri çalılıklar ve zaman zaman kayan toprak nedeniyle tehlikesinden hiç bir şey kaybetmiyor.

           

Ve sonunda bir iki uyduruk tarla arasından da geçerek sahile ulaşıyoruz. Dünya üzerinde cennet gibi yer diyebileceğiniz ender yerlerden bir burası. Adının kaynağı kelebekler. Öyle etrafta falan uçuşmuyorlar şu anda ancak yılın belirli dönemlerinde inişe başladığımız noktaya yakın vadi başlangıcında binlerce kelebek dünyaya geliyor ve görsel bir şölenin içinde yer almanızı sağlıyor. 100’e yakın kelebek türü ve ender bulunan kaplan kelebeği bu vadide ürüyor.
Vadinin denize birleşen noktası kaptan Custo’nun gezdiği denizler gibi berrak ve temiz. Rengi mavi turkuaz ve yeşilin tonlarında suya girdiğiniz her yer farklı bir renk tonunda. Sakin ve kendinizi bulmak sıkıntılarınızı biraz olsun kenara koymak için mükemmel. Eşim denizden sıkılıp kitap okurken ben şnorkel ve palet yardımı ile deniz tabanını tarıyorum. avuç içinden sürünerek geçen balıklar misafirperver bir ev sahibi gibi. Biraz daha ilerledikçe dalgıçları görüyorum. neredeyse denizin içinden büyümüş vadinin sarp kayalığındaki çam ağaçları altında dalış yapıyorlar. İşte Ülkemin en güzel köşesi burası olsa gerek. Kahvaltı yaparken denizden gelen esinti beyninizdeki mikropları alıp götürüyor sanki. Çadırımızı kurabileceğimiz yer için orada bulunan ilgili arkadaşla görüştükten sonra yeri belirleyip hemen işe koyuluyoruz.

Marketten aldığımız alışveriş bizi zaten akşam ve yarın sabah idare edecek nitelikte. Bolca su ve meyve eğer kalacaksanız olmazsa olmazların arasında. Çadır işi bittikten sonra tekrar köşemize gidiyoruz akşama kadar suyun içinden çıkmıyorum. Hava kararınca sahilde şarkı söyleyen grubu dinlemek için yanlarına gidiyor ve geç saate kadar onları dinliyoruz. Sonra çadırımıza geçip yeni güzel bir güne uyanmak dileğiyle uykuya dalyoruz.

Sabah ilk iş kahvaltı yapmak. Güzel bir gün için güzel bir kahvaltı. Ardından öğlen sıcağına kalmamak için eşyaları toplayıp biraz da denize giriyoruz. Sonrasında ise çok zorlu bir tırmanış bizi bekliyor. Eğer inmek ve çıkmak zor geliyorsa tekne ile buraya gelebilirsiniz. İki kişi 150 lira gibi bir ücreti var. Ancak inmek tırmanmak gibi bir keyif varken tekne ile bu koya gelmek bize göre değil doğrusu.

Fethiye’de daha gezilecek bir çok nokta olmasına rağmen bizim için gezilecek yerler tamam ve şimdi yolumuza devam etmek zorundayız. Hemde bu yol Likya yolu. Likya ülkesinde 15 günlük bir serüven bizi bekliyor. Bekle bizi Likya…