Side Antik Kenti

Side Antik Kenti

Manavgat sonrasındaki durağımız Side Antik Kenti. Aracımızı devasa ücretli (18TL) Otoparka park ettikten sonra çarşı girişindeki esnaf lokantasında güzel bir yemek yiyoruz Side gezimize başlamadan önce. Oldukça lezzetli, temiz ve ekonomik olan bu lokantayı bulmak isteyenler Side caddesine girdikten sonra soldaki ilk sokağa girip esnaf lokantasını sorup bulabilirler.

SİDE ANTİK KENTİ

Side Anadolu dilinde nar anlamını taşıyor. Eski sikkelerdeki nar figürleri de bunun en önemli kanıtlarından biri olarak görülüyor. Kentin tarihinin Hitit döneminde de varlığı bilinmekte. M.Ö. 7. yy’da Yunanlıların göçüyle karşılaşan kentin dil yapısı bu göçün de etkisiyle farklılaşmış kendine özgü bir dil yapısı almış. Lidya ve Pers işgalinin ardından İskender’in fethi sonrasında ardılı Antigonos’a geçmiştir. M.Ö. 2 yy civarında Suriye krallığına geçen Side en parlak dönemine bu krallık döneminde girmiştir. Milattan sonra kentin 5.yy a kadar oldukça geliştiği ve eski Anadolu inançlarının yerini Hristiyanlığın aldığını görebiliriz. 7 ve 9. yy’da Arap akınları kentin 12. yy’a kadar yakılıp yıkılması ile sonuçlanmış. Selçuklu ve Osmanlı için çok fazla öneme sahip olmayan kent uzun süre az nüfusa sahip bir yer olarak kalmıştır.

Strabon’a göre ise Aiolis metropolü olan Kyme’lilerin göçü sonrası oluşan bir koloni burası. Kyme ve yerli halkın kaynaşması sonucunda ilk koloni yapılaşmasına dair izler bırakmış. Sikkelerde yer alan alfabenin kente özgü bir alfabe olduğunu kanıtlar durumda. Roma ile tanıştığı dönem hellenistik mimariye sahip bina ve yapılardan anlaşılabilir.

AGORA

Side agorası oldukça güzel ve gözünüzde bir pazar canlandırmak için yeterli sağlamlıkta kalmış durumda. Tykhe tapınağı tam pazarın ortasında yer alır ve ticarete şans ve bereket getirmesi için yapılmıştır. En ilginç yapılardan biri ise Tiyatro önünde açık hava tuvaletleri ender yapısı ile Anadolu kentlerinden ayırıcı biçimde Roma gelenek ve kültürünü taşır. 24 kişilik tuvaletlerde sık rastlanan su sistemine dair izler bulunmakta ve dışkılama esnasında geleneksel olarak sohbet ettikleri bilinmekte. Oldukça komik gelen bu durum Roma’da çok fazla örneğe sahip olmakla birlikte zaman zaman savaş kararlarının bile tuvaletlerde alındığını düşünürsek oldukça karmaşık bir taharet mantığı olduğunu söylemek doğrudur.