Khimaira Yanartaş Çıralı

ULAŞIM & KONAKLAMA

Khimaira Yanartaş Çıralı; Kemer’e 45 Finike’ye 30 km olan Çıralı konaklama açısından oldukça güzel bir yer. Çevrede yer alan konaklama alternatiflerine göre olanakları daha fazla. Özellikle yaz aylarında tercih edilen Çıralı keyifli bir tatilin bir bölümünü mutlaka ayırmanız gereken doğal güzelliklerin ve antik zenginliğin ortasında yer alıyor. Olympos Çıralı gezisinde Olympos ören yeri ve çevresinden sonra gezginlerin ve tatilcilerin çok sevdiği, bizim de konaklama ve gezi için gözdemiz olan Çıralı’ya geçiyoruz. Buraya gelen tatilcilerin rahat etmek için konaklama tercihleri Olympos yerine Çıralı olursa pek çok açıdan rahat edecekler. Bu nedenle araç rotalarına Olympos yerine Çıralı’yı işaretlemelerini tavsiye ederiz.

GEZİLECEK YERLER

KHİMAİRA YANARTAŞ

Meşhur Olympos’un sönmeyen ateşi ve mitlerle dolu bir hikaye Yanartaş. Çıralı’ya geldiğinizde tabelaları da takip ederek dere yatağı yönünde devam ettiğinizde ormanın başlangıç noktasında Yanartaş’ın girişini bulabilirsiniz. Ücretsiz olan otoparka aracınızı park ettikten sonra ücretli olan Yanartaş’ın uzun soluklu ve yorucu yolculuğuna yürüyerek başlayabilirisiniz. Neredeyse 1 km olan bu yukarı çıkış yorucu olacağı için yanınıza mutlaka yiyecek ve su almalısınız. Öğlen saatlerinde asla çıkmaya çalışmamalı sabah veya ikindi saatlerinde çıkış yapmalısınız.

Yaklaşık yarım saat kadar süren çıkıştan sonra Antik çağda yapılmış döşeme yoluna paralel bölümün sonunda ağaçlık kısmın bittiği ve kayalıklar arasında yanıcı metan gazlarının alevlerini görmeniz mümkün. Burada demirciler tanrısı Hepaistos için bir tapınak yapıldığı Roma dönemi öncesine ait yapı ve izleri görmek mümkün elbette. Anlatılanlara göre bu en büyük kaynak üzerine yapılan tapınak içerisinde yoğun bir ateş mevcut ve tapınmanın esasını oluşturur nitelikte idi. Ancak depremler ve kayan yüzey bölümü ile ateşin tek yoğun bir noktadan pek çok farklı alana yayıldığı tahmin ediliyor. Ateşin binlerce yıldan bu yana varolması ve hiç sönmemesi antik dönem insanları üzerinde derin izler bırakmış. Bazı mitlerde cehennemin çıkış noktası, bazılarında şeytanın ateşi olarak bazılarına göre ise insanlara sunulmuş bir hediye ve tanrıya yakarış yeri olarak iz bırakmış. Ancak tüm bunlara aldırmayan Korsan’lar için ise çok uzaktan Phaselis ve Olympos’a yapacakları gece baskınları için bir işaret feneri görevini de görmüş. Mitler bir yana ateşin sönmemesi hatta siz söndürdükten sonra tekrar alev alması günümüzde metanın ve diğer yer altı gazlarının özellikleri düşünüldüğünde olağan üstü olma durumunu kaybediyor.

MİTOLOJİK EFSANESİ

Klasik Yunan Mitolojisi elbette Anadolu ve Sümerler’de geçen olayları kendi lehlerinde anlatımları ile değiştirdikleri bilinir. Bu nedenle Yunan (İyon) kökenli Anadolu anlatımlarından ne kadar bahsetsek de bunların pek çoğunun Anadolu geçmişine ait birikimler veya Sümerler’den gelen efsanelerin değiştirilmesi ile olduğunu bilmek gerek.

Bellerephon Truva savaşında yer almış şanlı bir savaşçıdır. Savaştan sonra ülkesine döner ve kazara av sırasında kardeşinin ölümüne sebep olur. Buna neden olduğu için onu her gördüklerinde anne babasının ona olan kızgınlığı akıllarına geleceği için ülkesini terk eder ve başka bir ülkeye gider. Genç ve yakışıklı Bellerephon’a gittiği ülkenin kraliçesi aşık olur. Ancak o bu aşkı red eder. Bunun üzerine iftiraya uğrar ve kralın karşısına getirilir. Bellerepon iftiraya itiraz eder ancak Kral ikna olmaz ve onu eşinin kayın pederine gönderir. Kraliçenin babası Likya Kralıdır ve Truva kahramanını güzel bir şekilde ağırlar. Ancak damadının ona gönderdiği ulak olayları anlatır ve öldürülmesi gerektiğini bildirir.

Likya Kralı bu genci öldürmek için çare arar ve aklına Chimaera adında bir yaratığı öldürmesini ister. Böylece Chimaera Bellerophon’u öldürecek ve kral Truva kahramanı bir savaşçıyı öldürmek zorunda kalmayacaktır. Kahramanlıklarını övdükten sonra büyük hürmet gösterdiği misafirinden kral ağzından gece gündüz ateşler çıkaran, kimsenin yaklaşamadığı aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu bu canavarı öldürmesini ister.

BELLEREPHON CHİMAERA PEGASOS

Bellerophon yaşlı kralın isteğini yerine getirmek için önce kahinlere danışır. Tapınakta geceyi geçirmesini söyleyen kahinlerin dileğini yerine getirir ve o gece Athena tarafından Pegasos’un gemi hediye edilir. Sabah Pegasos’u su kenarında görüp gemi boynuna geçirir ve böylece Pegasos onun emrine girer. Böylece Chimaera’ya saldırır ve onu yerin altına gömer. Böylece canavardan kurulmuş olurlar. Ancak canavarın öfkesi hiç bir zaman dinmez ve halen yerin altından ateş kusmaya devam eder.

Antik hikayesi böyle derlenmiş elbette ancak bugün alevlerin metan gazı kaynaklı olduğunu ve oksijenle temas ettiği anda alev aldığı bulunmuş. Doğada organik kaynaklı olmayan metan oluşumu çok nadir ve genelde bu oluşum ancak derinlerdeki rutenyum varlığında gerçekleşiyor. Yukarıdan Yanartaş’ın bulunduğu bölge incelenirse bariz bir şekilde Koyu kırmızı bir örtü ile kaplı olduğu zaten dikkati çekiyor. Tekirova’dan başlayarak Atbükü (Maden Koyu) ve Olympos sınırına kadar bu farklı toprak örtüsü devam ediyor.

Eğer Çıralı’da konakladıysanız Olympos ve Yanartaş’ı gezdiyseniz plajında vakit geçirmenin dışında görmeniz gereken diğer yakın noktalar Atbükü’ne (Maden Koyu) mutlaka gitmeli ve 3 Adalarda yüzme veya dalış yapmalısınız.