Phaselis Antik Kenti ve Plajı

PHASELIS

Phaselis Antik Kenti nerede? Antalya’dan 45, Kemer’den ise 12 km sonra ana yoldan sola ayrılarak ulaşabilirsiniz. Phaselis Antik kentine girmek için Müze Kart veya Müze giriş bileti gerekiyor. Çam ağaçları arasından gideceğiniz 1 km kadar yol sırasında bile sağ ve sol tarafınızda yer alan antik kente ait kalıntıları görmek mümkün. Tahtalı dağının eteklerinde eşsiz güzelliğe sahip Phaselis huzur verici ve sakin bir gün için ideal. 3 Limana sahip antik kent bugün yapılaşma ve turizm amaçlı orman kaybı olan Tekirova bölgesinin kalbi konumunda. Bu nedenle Tekirova yapılaşması Phaselis’in izlerini yok etmeden önce gidip görmenizde fayda var.

3 Ana Limandan oluşan Phaselis’in girişte solda göreceğiniz Limanı Kuzey Limanıdır. İç Liman veya Merkez Liman olarak bilinen küçük koy kuzeydoğuda ve Tekirova’ya kadar uzanan büyük koy ise Güney Limanın olduğu yerdir.

 

Merkez Liman (Kuzeydoğu Limanı)

TARİHÇE

M.Ö. 8 ve 7. Yüzyıllar

Doğu Likya bölgesinde kalan Phaselis Likya Antik yolu üzerinde yer alıyor. Kentin daha eski tarihlere ait izleri olsa da yoğun yerleşim M.Ö. 7. yy.da Rodos’un Doğu Akdeniz seferleri sırasında korunaklı doğal bir liman olarak tercih edilmesi ile başlıyor. İsmin Tanrı Korur anlamında Phaselis olarak verildiği söyleniyor. Efsaneye göre buraya yerleşmek isteyen kolonistler bölgedeki yaşayanlara yerleşim bedeli olarak Arpa ekmeği ve kurutulmuş balık öneriliyor. Kurutulmuş balığın tercih edilmesi ile koloninin buraya yerleştiği anlatılıyor.

M.Ö. 7 ve 5. Yüzyıllar

7. ve 5. yüzyılları arasında kentte olağan dışı bir tarihi anlatım mevcut değil. Ancak Anadolu’yu kasıp kavuran Pers rüzgarı 5 ve 4. yy’da Phaselis’i de buluyor. 4. yy’da Karya Satrabı Mausolos bölgede hakimiyet kuruyor.

M.Ö 4 ve 3. Yüzyıllar

4. yüzyıl Phaselis ve yakınlarındaki Limyra için oldukça hareketli dönemler olarak karşımıza çıkıyor. Pers hakimiyetinin azalması sonrası Karya Satrabının bölgede hakimiyet kurması ve Limyra Kralı Perikles’in Tiranlık dönemlerinde bu kentler hızlı el değişimi gösteren dönemler geçiriyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi korsanlar da çeşitli dönemlerde Phaselis’i rahatsız etmeye devam ediyor.

M.Ö. 333 İskender

İskender’in Anadolu seferi sırasında Kış’ı Phaselis’te geçirdiği ve Phampilya kralları ile burada görüşmeler yaptığı biliniyor. Bir süre burada konaklayan İskender’in Phaselis’te kaldığı bu dönemde bölgenin zambak yağı ve gülleri ile meşhur olduğu belirtilir. İskender’i altın bir taç ile karşılamaları oldukça dikkat çekicidir. İskender ordusunu dinlendirip kıyı şeridi ile ilgili antlaşmalarını yaptıktan sonra Gordion düğümünü çözmek üzere İç Anadolu’ya buradan hareket etmiştir.

MİLAT SONRASI DÖNEM

3 ve 2. Yüzyıllar

İskender’in kısa süren yaşamı sonrasında fethettiği tüm yerlerde olduğu gibi Phaselis’te de karmaşa dönemi ortaya çıkar ve Mısır’da kendini kral ilan eden Ptolemaios Likya bölgesinde hakimiyet kurar. Neredeyse Yüzyıla yakın süren bu dönem sonrasında 2. Yüzyıla doğru Suriye Kralı Antiokhos bölgede hakimiyet kurar. Bundan çok kısa süre sonra Magneisa da Romalıların yenilgi alması sonrasında bölgedeki bir kaç Likya bölgesi dışındaki tüm kentler Rhodos hakimiyetine bırakılır. Ancak Rhodos’lulara tabi olmayı kabul etmeyip müttefik kabul edebileceklerini ileri süren Likya’lılar 10 yıl sürecek (M.Ö. 189-177) şiddetli bir savaş başlar. Kayıpları çok fazla olan Likya’lılar Roma’ya elçi göndererek Rodos hakimyetini kaldırmalarını talep ederler. Rhodos’la araları soğuk olan Roma yönetimi Rhodos’lulardan çekilmesini isterler. M.Ö. 167 yılına kadar süren karmaşa sonrasında Roma yönetimi Karia ve Likya üzerindeki Rhodos hakimiyetine son verir. Kökeninde bir Rhodos kolonisi olan Phaselis bu dönemde Likya birliğine katılır, M.Ö. 167.

Yüz yıl kadar korsanlarla mücadele ile geçtikten sonra Brutus M.Ö. 42 yılında Phaselis’i Roma’ya bağlamıştır. Kent Roma yönetiminde iken daima imar görmüş ve izleri günümüze ulaşmıştır. Roma dönemi ile birlikte 300 yıllık bir refah dönemi görülmüştür.

Bu dönemde meşhur Roma İmparatoru Hadrianus’un kenti ziyareti ve onun onuruna tak yapılması en önemli olaylardan biridir. Hadrianus’un burada konaklama ve geliş nedenini İskender ile yorumlamak pek de hatalı olmayacaktır. İmar delisi imparator için İznik’ten Side’ye kadar olan izlerin Phaselis’te de olması oldukça normal bir durumdur.

BİZANS VE SELÇUKLU DÖNEMİ

Kentin Likya dönemine ait bir geçmişi ardından Hellenistik ve Roma dönemine ait izler sonrasında ise Bizans (Doğu Roma) dönemine ait izler bulunuyor. Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olarak bir dönem önem kazanmıştır. 451 yılındaki Kadıköy Konsülünde adı geçen kent 7. Yüzyıla kadar refah ve bolluk içinde yaşamıştır. 7. Yüzyılda korsan saldırıları altında olan kente yapılan sur eklentileri bu akınlara cevap vermesi için yapılmıştır. Bu dönemde arıların saldırılarından ve Rodos’lu korsanlarca getirilen salgın hastalıklardan bahsedilir.

1158 yılında Selçuklu kuşatmasına kadar Bizans egemenliğinde olan kentte depremler ve Antalya-Alanya limanlarının ön plana çıkması ile rağbet azalmıştır. Kentin tamamen terk edilmesi konusunda pek rivayet mevcuttur. Depremlerin ve önemini kaybetmenin yanı sıra pek fazla kesinlik görmeyen bir neden olarak da meteor yağmuru ile kentin harap olması ve insanların lanetlendiği gerekçesi ile bölgeyi terk etmiş olmalarıdır. Ancak bilimsel bir kaynağı olmayan bu idda yerine depremlerle kentin harap olması tezini kabul etmek daha gerçeçi bir bakış açısıdır.

Phaselis Antik Kenti içinde bulunan sikkelerde Gemi yapımcılığı ve kerestecilik konusunda oldukça önemli bir konuma geldiğini tahmin etmek mümkün. Üstten deniz incelendiğinde eski batık gemilere ait izleri gözlemlemek bile mümkün.

Kent genel olarak Likya bölgesinde olsa da Pamphilya bölge sınırında olması nedeni ile ticari ilişki olarak buraya yakındır.