Pınara Antik Kenti

Pınara antik kenti Saklı kentin tam karşı yamacında bulunan Antik bir kent. Bugün burada daha fazla kazı yapılması gereken bir diğer antik nokta. Pınara ile ilgili antik veriler karmakarışık. Heredot’un akrabası bir şaire göre Kral Tremiles’in 4 oğlu için ayrı bölgeler tahsis ettiğinden bahsedilir. Ksanthos, Tlos, Pinaros ve Kragos. Ancak bu bilgi kuşkulu bir bilgi olabilir. Başka bir yaklaşım Menekrates’e aittir. M.Ö.4. yy. da Kentin kalabalık olması nedeniyle kabileyi üçe bölerler. Pinara Kragos dağı eteklerine yerleşen ve dağın zirvesine yakın bir kent kuranların aldığı isimdir. Pınara kelimesi yuvarlak kelimesinden geldiği düşünülen bu yaklaşımda gerçekten de kalıntıların üst tarafında kalmış dairesel bir kayalık mevcuttur. İsimleri her ne olursa olsun bana göre bu kolonilerin bölgeye dağılımı ekonomik değerler ve savaş stratejisi üzerine kurulu idi. İki yamaçta paralel tepeye kurulmuş kentler. Ortada yer alan merkez kent ve vadinin iki uzak ucunda giriş kentleri. Yazıtlardan çıkan sonuçlara göre kentin adı aslında Pınara değil Pinale olarak geçtiği yönünde. Truva’da çarpışan meşhur bir okçu Pandaros’un anısına Pinara’da bir kült bulunduğundan da bahsedilir.

İskender’in Lkyia seferi M.Ö. 334-333 sırasında Pınara’ya ait teslimine ilişkin veriler de tarihçiler tarafından ortaya konmuş. Antik kente ait günümüzde mezar yazıtları dışında pek fazla veriye ulaşılamamış. Aslında tarihsel sürecinde büyük bir şehir olduğu düşünülen kentin gün yüzünde çok az eseri ortaya çıkmış durumda. Pınara Antik kenti Fethiye – Kalkan yolu üzerinde Minare köyünün arka yamacında yer alıyor. Babadağ’ın doğu eteğinde yer alan kent Kelebekler vadisi ile aynı paralelde yer almakta. Kentin büyük çoğunluğunun toprak altında olduğu aşikar elbette. Vadiye kurulmuş kent dağdan gelen toprak ile kapanmış belli ki. Ancak tiyatro yüksekte kaldığı için oldukça iyi durumda diğer kalıntılara oranla. Tiyatro roma izlerini taşımayan daha çok yunan stilinde bir tiyatro.

Pınara’da dikdörtgen güvercin yuvası biçiminde kaya mezarları takibinde Kral Mezarlarını görebilirsiniz. Oldukça sarp olan arazide dikkatli olmak gerekir. Kral mezarının kapı lentosunda insanlar ve atların kabartmaları oldukça ilgi çekicidir. Buradaki tüm mezar yapılarını incelemek arkeologlar için aylar sürecek bir inceleme konusudur.