Dilek yarımadası Milli Parkı

Türkiye’nin belkide nadir insan yerleşiminden uzak kalmış yerlerinden birisi de Dilek Yarımadasıdır. Park Kuşadası ve Söke ilçe sınırları içerisinde. Kuşadasındaki kalabalık ve betonlaşmış manzarayı geride bıraktıktan sonra Milli Park tabelası ile birlikte yeşil bir dünyaya adım atıyoruz.

NASIL GİDİLİR

Kuşadası Söke yolunu takip ettiğinizde 9. km de Davutlar ,Güzel Çamlı ayrımından yarımadasının kuzey tarafına ulaşabilirsiniz. Milli Park Kuşadasına 27 Söke’ye ise 34 km uzaklıkta yer alıyor. Park içinde konaklama imkanı olmasa da Güzel çamlı’da bir kaç konaklama noktası bulabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLERİ

Kanyonları, vadileri ve plajları ile dokunulmamış tabiatı insanları buraya çekiyor. İlginç biçimde Dilek yarımadasının yüksek sıra dağının kuzey yamacı yemyeşil, güney yamacı ise daha taşlık ve bozkırdır. Güzelçamlı’dan girdiğimiz Milli Park’ta orman ve plajın iç içe olduğu alanlarda piknik yapmak ve denize girmek mümkün. Milli parkın hemen girişinde Zeus mağarası da yer alıyor. Mağara yaklaşık 40 metre uzunluğunda. Bazılarının söylemine göre bu mağara daha büyük ve derin olduğu fakat zamanla kapandığı söyleniyor.

Doğa yürüyüşü yapanlar için bilinen ilk nokta Oluk Kanyonu. Dağın en güzel kanyonlarından olan bu rota yaklaşık 4km uzunluğunda.

ZEUS MAĞARASI

Milli Park’a girdiğinizde ilk olarak karşımıza Zeus Mağarası çıkıyor. Mağaranın giriş bölümünde sağ ve sol tarafta yer alan ağaçlarda dilek olarak dallara bağlanmış paçavralar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Mağaranın girişinden itibaren soğuk bir serinlik yazın sıcağında bile yüzünüze vuruyor. Turkuaz renkteki suyun denizin tuzlu suyu ve tatlı suyun karışmasından olduğu söyleniyor. Ancak ayağınızı suya soktuğunuzda buz gibi soğuk oluşu erimiş kar suyu ile beslenen bir mağara olma ihtimali daha yüksek. Zeus mağarası adının nereden geldiği pek de kesin olmamakla birlikte Ege’de kardeşi Poseidon’la araları açık olduğu zamanlarda Zeus’un burada bulunduğu söylentileri dolaşıyor. Kimilerine göre ise Zeus parayı pulu altını bu mağaraya saklayıp girişini de kapatmış. Efsaneler ne derse desin giderek kalabalıklaşan bu turkuaz havuz kirlenmeye başlıyor ve kadınlar özellikle çamur bulmak için epeyce zahmetle suyun dibini karıştırıyorlar.

KOY VE PLAJLARI

İçmeler Plajı girişe 1km, Aydınlık Plajı 5km, Kavaklı Burnu plajı(Plaj uzunluğu 1km) ise 8 km mesafededir ve bu plajlara Kuşadası ve Söke’den minibüs bulunmakta. Aracınız ile girişe 10 km uzaktaki Karasu plajına da gitmeniz mümkün.

Sol tarafı nefis çam ormanları sağ tarafı ise güzel Ege denizi yer alan yolumuza devam edip İçmeler Koyunu, Aydınlık Koyu’nu ve Kavaklı burnunu geçerek Kavaklı Burun Koyuna geliyoruz.Tarla Tepe ve Kavacık Tepe arasında yer alan koy bizim dinlenme noktamız. Doğa yürüyüşü yapan bir grup orman içi yürüyüşü için orman içine girerken biz de denizin tadını çıkarıyoruz. Denizin tadını çıkarıp güzel bir piknik ardından orman içi yürüyüşe çıkıyoruz.

KARASU KOYU

Dilek Yarımadası Ege’nin son kalmış hazinesi. Elbette rantçılara gün doğmak üzere buralarda, ancak bizler en azından bu haliyle bu güzel doğayı görebildik. Dilek yarımadasına gelirken etrafından tam dönüş yaparak Eski Doğanbey köyünde konaklamayı düşünüyorduk. Ancak şu an için bunun mümkün olmadığını öğrendik. Karayolu ile gelinecek son nokta Karasu Koyu. Aslında Zeytin Burnundan devam edip Dip Burun’a kadar giderek asıl buraları görmek istiyorduk. Böylece Dilek yarımadasında Kuzey etabındaki yolculuğumuzu da bitirmiş oluyoruz.

 

 

KANYONLARI DERELERİ VE TEPELERİ

Olukdere Kanyonu, Katıroğlu Deresi, mersinli Deresi, Çandallı deresi, Horoz dere,

En yüksek noktası MYKALE DİLEK DAĞI(TEPESİ) Dayıoğlu tepe, Deve Boynu tepe, İlyasağa, Koyunlu, Katıroğlu, Çam, Kartal, Horoz, Tepeleri ve Tekerlekçam Tepe, Halimin Tepe ve Pınar Tepe vs…

DİLEK YARIMADASI ANTİK VE TARİHİ YERLER

Panionion, Thebeai Antik Kenti, Priene Antik Kenti, Hagios Antonius Antik Kenti, Aya Yorgi Kilisesi, Aziz Nikolas kilisesi, Eski Doğanbey, Fındık Kale, Kurşunlu Manastırı…

HAYVAN VARLIĞI

Ege Denizinde yer alan balık türleri yanı sıra amfibik ve karasal 5 farklı çeşit Kaplumabağası önceki dönemlerde sıkça görülmekteydi. Karada Özellikle domuz sürüleri, çeşitli yaban hayvanları, günümüzde nadiren; karakulak, vaşak, çakal, sırtlan bulunmaktadır. Milli Parkın sembol hayvanı olan Akdeniz Foku’da Dilek yarımadasında yer almaktadır. 10 kertenkele, 14 yılan, 97 kuş çeşidini barındıran parkta Kartal görmek için çok da zahmete girmenize gerek kalmıyor. Büyük Menderes Deltası ile birlikte ele alındığında bu alanda, 250 kuş türü yaşamakta ve bunun 70’i burada üremektedir. Bu kuş türleri arasında, flamingolar(‘phoenicopterus roseus), akkuyruklu kartal (haliaeetus albicilla), tepeli pelikan (pelecanus crispus), küçük kerkenez (falco naumanni), küçük akbalıkçıl (egretta gazette) gibi nesli tehdit altında ya da nesli tehdit sınırında olan kuş türleri bulunmaktadır. Tavşanlar, kertenkele ve yılanlar türünün birer örneğidir.

BİTKİ VARLIĞI

Dilek yarımadası; 95 familyaya ait tür, alt tür düzeyinde toplam 804 adet bitki türü ile hatırı sayılır bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir (Durmuşkahya, 2000:26). Ayrıca, dünyada sadece burada bulunan altı adet endemik bitki ve ülkemizde sadece burada bulunan 18 adet endemik bitki türü de milli parkın florasına eklenecek artı değerler olarak kabul edilebilir.

Milli park bünyesinde maki florasının hemen hemen bütün türleri, en gelişmiş ve en sağlıklı örnekleriyle varlıklarını sürdürmektedir. Yine Dilek yarımadası, Kuzey Anadolu ormanlarına özgü Anadolu kestanesinin en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan kartopunun(viburnum tinus), finike ardıcının(juniperus phoenicia), melez pırnal meşesinin(quercus ilex & coccifera) ve dallı servinin(cupressus sempervirens var.horizontalis) küçük orman topluluklarını meydana getirerek yerleştiği tek yerdir.(Hayvan ve Bitki Varlığına ilişkin veriler Alıntıdır; (Doç. Dr. Ünsal BEKDEMİR*) (İbrahim SEZER*)

Dilek Yarımadası Bursa Uludağ gibi ziyan edilmemesi gereken mükemmel eşsiz bir Flora ve Faunaya sahiptir. Dilek Yarımadası yakın-uzak çevresinde 40’tan fazla Antik kent veya oluşum yer almaktadır. Buradaki doğal zenginlik, çevre koşulları ve insan varlığı için binlerce yıl boyunca önemli bir kaynak olmuştur. Şunu unutmamak gerekir ki Turizm kaynağı olan her zenginliğimiz karşısına, yanına, yakınına yapılan tesis, bina, ev, villa, pansiyon vs. vs. ne yapılırsa değerini yitirmektedir. Buraları görmek için binlerce km gelen turist bir kaç on-yüz km için sıkıntı yaşamayacaktır. Doğallığını kaybeden hiç bir şey turistik değere sahip değildir.

Dilek Yarım Adası