Patara Plajı ve Antik Kenti

PATARA

Günümüzde Patara 14 km’lik Caretta plajıyla dünyanın en önemli Kaplumbağa plajına sahiptir. Bu mükemmel ve uzun plaj deniz kaplumbağaları için ideal yumurtlama bölgesidir.

(minik Carettaların ayak izlerini üstteki resimde görebilirsiniz)

Bundan 3 bin yıl kadar önce Saklı Vadiden fışkıran Eşen Çayı Xsantos, Tlos ve Letoon’u geçerek Patara Koyunda denize kavuşuyordu. Patara’lılar  Gemicilik ve ticarette pek çok kente göre oldukça ilerideydiler. Ne var ki yıllar içinde yavaş gelişen antik limanın bulunduğu koyun Eşen tarafından getirilen Alüvyon ile doluyordu. Nehrin doldurduğu alan yıllar içinde rüzgarın getirdiği kumla tamamen kaplanmış ve Liman tamamen kumlar altında kalmıştır. Hububat deposu ve limanı olarak işlevi olan Patara altın döneminde başkentlik yapmıştır. Likya konseyinde en fazla oya sahip kentlerden biri de Patara’dır.

Patara Milat sonrasında önemini iyice kaybetmiş ve insanlar keşfedene kadar sakin biçimde Akdeniz’in kaplumbağaları için yavrulama alanı haline gelmiştir. Yaz aylarında açık halk plajı olan bu ince bir kuma sahip plaj 14 km uzunluğundadır. Antik kent Roma Takı’nı geçtikten sonra başlamakta ve plaja kadar olan yerde dağınık görünümde devam etmektedir.

Bir anlatıma göre Yunanistan’dan Lykia’ya içinde Lyra, yay ve ok (Apollon simgeleri) şeklinde adak kurabiyesi taşıyan bir kız varmış. Yolculukta bir kıyıda dinlenmek için durduğunda rüzgar kutuyu denize uçurmuş. Kız uyanınca durumu farketmiş ve ağlayarak evine dönmüş. Ancak kutu Lykia’ya ulaşmış. Biri adağı bulup yerine getirmiş. Kutuya verilen isim Patara’ydı ve bu hikayeye göre Patara ismi buradan gelmiştir. Ancak bu hikaye tamamen gerçek dışıdır. Çünkü Patara kelimesi bu hikayenin yazıldığı tarihten çok önce de olduğu yazıtlarda bulunmuştur. Patara Antik kenti günümüzde kazıları devam etse de yerin altında daha binlerce kent kalıntısı içeren bir kenttir. Mitoloji ve Antik Anadolu geçmişinde çok fazla değeri olan bir kent. Hatta Truva savaşına kadar giden geçmişi ile kentin bazı önde gelenlerinin Achillus ile karşılaşıp savaştığı bile biliniyor.

        

 

Bazıları tırmanışla bile zor gidilecek noktalarda bazıları ise vakit açısından yeterli zamanımız olmadığı için uğramıyoruz.

Bulunduğumuz Bölge tamamen bir Antik kentlerle dolu. Xsantos, Tlos, Letoon, Pınara, Araksa, Patara gibi dönemin en güzel kentleri bölgede farklı dağılım göstermiştir.